top of page

Kendini Kıyaslama ve Fazlalık Biriktirme

Yazarın fotoğrafı: Selen BaranoğluSelen Baranoğlu

Günümüz dünyasında, gözümüz hep başkalarında. Neye sahip olursak olalım, ne iş yaparsak yapalım kendimizi kıyaslama döngüsünün içinde buluyoruz her zaman. Tabii bu anormal bir durum değil çünkü malumunuz küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz artık. Eskiden karşı komşumuzun bile ne pişirdiğini bilmezken şimdi dünyanın öbür ucundaki bir evde pişen yemekleri görebiliyoruz. Sosyal medya bu küreselleşmenin en etkin araçlarından biri. Hal böyle olunca elimizdekilere odaklanmak ve onları geliştirmek yerine sürekli başkalarının sahip olduklarına odaklanıp kendimizi onlarla kıyaslıyoruz. Sonucunda ise hayatımıza yeni fazlalıklar ekliyoruz. Bu fazlalıklar sadece fiziksel eşyalarla sınırlı değil elbette; zihinsel ve duygusal yükler de birikiyor zamanla. İnsanın sürekli bir şeylere ulaşma, başkalarıyla yarışma ve hep daha fazlasını isteme dürtüsü, bizi aslında neye sahip olduğumuzu görmekten alıkoyuyor. Yani kendini kıyaslama ve fazlalık biriktirme arasında açık bir neden sonuç ilişkisi var.



kırık aynada kendine bakan kadın

 

Kendini Kıyaslamak: Dışarıda Neler Var?

 

Çevremiz, sosyal medya ve toplumun bize dayattığı başarı ölçütleriyle şekilleniyor, öyle değil mi? Bir yanda mükemmel vücutlar, harika ebeveynler, ideal kariyerler, mükemmel sosyal hayatlar ve her şeyin “tam olması” gerektiği bir dünya var. Ve biz, her birini içimizde sorgulamadan “olması gerekenmiş gibi” kabul ediyoruz. Kendimizi başkalarıyla kıyasladıkça, içimizdeki boşluklar büyüyor.

 

İşte tam burada hata yapıyoruz: Dışarıya bakarken kendi içimize körleşiyoruz. İçimizde neler olduğunu gözden kaçırıyoruz.

 

Kıyaslama, çoğunlukla eksiklik ve yetersizlik duygusunu yaratır ve bu da bizi fazlalık biriktirmeye iter. İlk olarak başkaları gibi olmak için biriktirmeye başlarız. Onlar gibi gözükmek, onlar gibi sosyalleşmek, onlar gibi yaşamak için hayatımıza gerçekten hiç de ihtiyacımız olmayan şeyleri katarız. İkincisi, kendi içsel huzurumuzu kaybettiğimizde, ki kıyaslama sonucu hissettiğimiz tam olarak budur, kendimizi eksik ve yetersiz hissettiğimizden ötürü genellikle dışarıdaki dünyayı daha fazla şeyle doldurmayı tercih ederiz. Yeni kıyafetler, yeni projeler, daha fazla arkadaş, daha fazla etkileşim. Ama farkında olmadan, bu fazlalıklar bizi daha da ağırlaştırır.

 

Fazlalıkları Biriktirmenin Zihinsel ve Duygusal Bedeli

 

Hayatımıza kattığımız her yeni şey, zihnimizde ve kalbimizde yeni bir alan kaplar. Fiziksel olarak aldığımız bir şey, aynı zamanda zihinsel ve duygusal alanımıza da yerleşir. Düşüncelerimiz kıyaslamalarla şekillendikçe, gerçekten önemli olan şeylere yer kalmaz. Kendi öz değerimiz ve huzurumuz yerine dış dünyaya göstereceğimiz başarıları, eşyaları takıntı haline getirdiğimizde, içsel boşluğumuz derinleşir. Bunun sonucunda da bir şeyi kullanmak yerine ona sahip olmak, bir eylemi hakkıyla yapmak yerine onu sadece göstermek önemli hale gelir.

 


taş yüklenen adam

Kitap okumaktansa kitap alıp kahvenin yanında fotoğraflarını paylaşmayı önemsemeye başlarız. Tatile gidip dinlenmek yerine tatildeki fotoğraflarımızla etkileşim almayı önemseriz. Spor yapmak yerine spor kıyafetleri almak bizi mutlu eder. Yani mana yerine maddeye önem veririz.

 

Fazlalık biriktirmek, sadece evimizi değil, zihin dünyamızı da karmaşıklaştırır haliyle. Kıyasladıkça, sahip olduğumuzun ne kadar yeterli olduğunu göremez hale geliriz. Sürekli daha fazlasını istedikçe, bir süre sonra zihnimiz gerçekten daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu düşündürtür bize. Ve çıkmaz bir kısır döngüye gireriz.

 

Daha Az, Daha Huzurlu: Kıyaslamadan Kurtulmanın Yolu

 

Peki, kendimizi sürekli kıyaslamaktan nasıl kurtulabiliriz? Her şeyin başlangıcı, şu anda sahip olduklarımızın farkına varmak ve kendimizi kıyaslamadan önce sahip olduklarımızla ne yapmayı seçtiğimize odaklanmak. İhtiyacımız olan tek şey, çevremiz ve toplumun dayatmalarına karşı içsel bir direnç geliştirmek.


1. Kendi Yolunu Kendi Ritminde Seçmek: Başkalarının yolunu izlemek, bazen bizi fazlalıkların ve kaosun içine sürükler. Kendi yolumuzu seçmek, başkalarını göz ardı etmek değildir; sadece kendi iç sesimizi duymak anlamına gelir. Bu ise bilinçli olarak tercih edilmiş daha rafine bir yaşam demektir; daha az eşya, daha az ilişki, daha az sosyal medya kullanımı gibi.

iki yol arasında duran sırt çantalı kadın

2. Zihinsel Detoks Yapmak: Sürekli dışarıyı izlemek, zihinsel ve duygusal yorgunluğa yol açar. Hiçbir şey yapmasanız bile kendinizi zihinsel olarak yorgun ve duygusal olarak tükenmiş hissedersiniz. Birkaç adım geri atarak, biraz yavaşlayarak dışarıdaki sesleri susturmak ve iç sesimizi dinlemek, bu yüklerden arınmamıza yardımcı olabilir.


         3. Fazlalıkları Bırakmak: Sahip olduklarımızı zaman zaman gözden geçirmek, onların hayatımızdaki yerini yeniden sorgulamak ve değişen ihtiyaçlarımıza uyum sağlayıp sağlamaıklarına bakmak fazlalıklardan kurtulmamıza ve hayatımızdaki gereksiz yüklerden arınmamıza olanak sağlar. Eşyalar, ilişkiler ya da düşünceler… Her şeyin bir yeri vardır ve bazen fazlalıklar sadece yolumuzu engeller.

 

Gerçekten Ne Önemli?

 

Sonuç olarak, kendini kıyaslamak, içsel huzurdan uzaklaşmamıza neden olur. Dışarıdaki başarılar, mükemmellik algısı ve bunun sonucunda içimizde büyüyen her şeye sahip olma arzusu, içsel dengemizi bozarak hayatımızda fazlalıkları biriktirmemize sebep olur. Ancak anlamlı bir huzur, sakinlik ve dengeyi bularak mümkün. Bunun için de dışarıya bakarak değil, önce içeriye bakarak yolumuzu bulabiliriz.


gün batımında selen baranoğlu

Fazlalıklardan arınmaya başladığımızda bu hiçbir zaman sadece eşyalarla sınırlı kalmaz; zihin ve ruhun da sadeleşmesini sağlar. Kendi değerimizi ve yeterliliğimizi fark ettiğimizde, kıyaslamanın aslında bize hiçbir şey katmadığını görürüz.


Eğer sadeleşme sürecinde daha derinleşmek ve yaşamınızı nasıl daha huzurlu bir hale getireceğinizi uygulamalı adımlarla bir eğitim formatında öğrenmek isterseniz, Yaşamda Sadeleşme Eğitimi’ne mutlaka göz atın. Unutmayın, bu eğitim yılda sadece birkaç kez açılıyor! 17 Mart 2025 de yeniden başlıyor.

Comments


bottom of page